0546 4 544 544 0352 22 44 333 bilgi@melikgaziozelegitim.com
Anasayfa > Eğitimler > İşitme Eng. Bireyler Destek Eğt. Birimi
İşitme Eng. Bireyler Destek Eğt. Birimi

İşitme Engeli Nedir?

 

İşitme Kaybı: Bireyin işitme duyarlılığının onun gelişim, uyum özellikle de iletişimdeki görevlerini yeterince yerine getirememe halidir.

 

İşitme Engeli: Bir bireyin işitme eşik düzeyinin, herhangi bir frekansta odyogram üzerindeki sıfır eşiğinden belirli derecede sapması bir işitme kaybı gösterir. 

İşitme testi sonucunda belli bir bireyin aldığı sonuçlar kabul edilen normal işitme eşiklerinden belirli derecede farklı olup, bu kaybın derecesi bireyin dil edinmesine ve eğitimine engelleyici derecede ise işitme engelinin varlığından söz edilir.

 

ERKEN TANININ ÖNEMİ

 

Engelin erken tanılanması işitme engelli çocuğun psikolojik, sosyal, zihinsel gelişimi yönünden çok önemlidir.
• Çocuğun iletişim becerileri artar, sosyal uyumu gelişir.
• Ailenin çocuğun durumundan bir an önce haberdar olup, buna uyum sağlamasına yardımcı olur.
• Çocuğun eğitiminde kolaylık sağlar.
• Sağaltım açısından avantaj sağlar.
• İşitme cihazları erken takılır.
• Tedavide kolaylık sağlar.

 

İŞİTME ENGELİNİN NEDENLERİ NELERDİR?
İşitme engeli vakalarının %95'inin doğum öncesinde, doğumda veya çocuk dili kazanmadan önce, %5'inin ise çocuk dili kazandıktan sonra oluştuğu bilinmektedir. 

İşitme engelinin nedenlerini doğum öncesi, doğum anı ve doğum sonrası olarak sınıflandırabiliriz. 

 

Doğum Öncesi Nedenler:
• Hamilelik döneminde annenin geçirdiği enfeksiyon veya hastalık (özellikle kızamıkçık, kabakulak, sarılık ...)
• Hamilelik döneminde annenin röntgen çektirmesi
• Hamilelik döneminde annenin ototoksit ilaç ve alkol kullanımı
• Hamilelik döneminde geçirilen kazalar
• Kan uyuşmazlığı
• Genetik faktörler
• Akraba evliliği

 

Doğum Anı Nedenler :
• Doğum sırasında meydana gelen komplikasyonlar (kordon dolanması, oksijensiz kalma ...)
• Düşük doğum ağırlığı
• Erken doğum
• Bebekte kan değişimini gerektiren sarılık
• Doğum sırasında baş, boyun ve kulakta görülen zedelenme

 

Doğum Sonrası Nedenler :
• Orta veya iç kulak yapılarında zedelenme
• Çocukluk hastalıkları (havale, menenjit, kızamıkcık, kızıl...)
• 3 aydan fazla süren kronik orta kulak iltihabı (otit)
• Çocukluk yaralanmaları (kafatası kırıkları, çatlakları, baş veya kulaklara şiddetli darbe, çok yüksek sese maruz kalma ve zarar verecek şekilde kulağa sokulan cisimler)
Bunlara rağmen işitme yetersizliğinin nedeninin bilinemediği durumlar da vardır.

 

Yaygınlık
Ülkemizde işitme engellilerin sayısı kesin olarak bilinmemektedir. Uluslararası bazı oranlar kullanılarak genel nüfus ve çağ nüfusları içindeki yaklaşık sayılar bulunabilmektedir. 

1990 genel nüfus sayımına göre 0-6 yaş grubunda 64.988, 7-14 yaş grubunda 68.400, 15-18 yaş grubunda 30.780 olmak üzere 164.168 çocuk ve gencin işitme engelli olabileceği tahmin edilmektedir.

Bu sayı az değildir. Bu çocukların aile ve yakınları da bundan etkilenmektedir. 

Önlem alınmadığı, oranlar aynı kaldığı sürece nüfusumuz arttıkça işitme engellilerin sayısı da artacaktır. 

Bu sorunun üstesinden gelebilmek için alınması gereken önlemler işitmenin korunması konusunda açıklanmaya çalışılmıştır. 

 

İşitme Kaybının Nedenlerini Bilmenin Yararları
• Özrün oluş zamanı hakkında bilgi verir.
• Başka özürler getirip getirmediği hakkında ipucu verir.
• Nedenin doğru olarak değerlendirilmesi sorunun medikal ve eğitsel alanlarda ortaklaşa olarak gerekli olan işlemlerin yapılmasına temel oluşturur.

 

ÇOCUKLARDA İŞİTMEZLİK YARATAN RİSK FAKTÖRLERİ


• Çocuğun ailesinde işitme engelli olması.
• Annenin hamilelikte kızamıkçık olması.
• Annenin hamilelikte ya da doğum sırasında geçirdiği enfeksiyonlar.
• Hamilelikte zehirlenme ya da toksit ilaç kullanımı.
• KBB' de formasyon bozukluğu, kulak kepçesi ya da kulak kanalına ilişkin anormallikler.
• Bebeğin 1500 gr.'dan az doğmuş olması.
• Yüksek düzeyde bilirubin seviyesinin olması.
• Doğum sonrası sarılık nedeniyle kan değişimi.
• Menenjit hastalığı geçirmesi.
• Yeni doğanda toksit ilaç kullanımı.
• Doğum sırasında ya da sonrasında ciddi solunum güçlüğü ya da solunum kaybı geçirmesi.

 

İŞİTME ENGELLİLERDE EĞİTİM

 

İşitme engelli çocuklar, tanılama yapılmasının ardından Hastane ve Rehberlik Araştırma Merkezinin vermiş olduğu rapor doğrultusunda en erken şekilde eğitime başlamalıdır. Erken yaşta kritik dönemleri geçmemiş çocukların öğrenme hızlarının fazla olduğu gözlenmektedir. Bu raporlar ile Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezlerinde bireysel ve verilmişse grup eğitimi alabilmektedirler. Bu eğitimler ayda 8 saat bireysel, 4 saat grup eğitimi olmak üzere eğitim ücreti  devlet tarafından karşılanmaktadır. İlkokul çağına gelmiş çocuklar Rehabilitasyon desteğinin yanı sıra, İşitme engelliler okuluna gidebilmekte veya normal okullarda kaynaştırma öğrencisi olarak eğitim alabilmektedirler.

 

İŞİTME ENGELLİLERDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR

 

 Konuşmalarınızı işitme engelli çocuk tarafından görülebilecek ortamda yapın. Bu en net, en doğru ve en iyi şekilde konuşan kişinin dudaklarının görüntüsüdür. Şayet, konuştuğunuzda çocuk dudaklarınızı görebilirse, daha iyi anlayabilir. Bir sigara, fazlaca sakal ve bıyığın çocuğun görüşünü kapattığını unutmayın. Işığın sizin dudaklarınızın üzerinde olmasına dikkat edin.

 

    Konuşurken yüzünüzü çocuktan çevirmeyin, tahtaya yazı yazarken konuşmayın.

       

Konuşma sırasında yüz yüze hemen hemen onun göz seviyesinde olmaya dikkat edin.

     

 Sınıf konuşmalarını ve tartışmalarını daima sınıfın ön tarafından idare edin.

  

    Konuştuğunuz zaman çocuğun sizi duyabildiğinden emin olun.

   

  Normal konuşma düzeninizi değiştirmeyin. ABARTILI DUDAK HAREKETLERİNDEN KAÇININ.

     

 Herhangi bir kafa, el vücut hareketi çocuğun dikkatini dağıtacağından, konuşma sırasında bu hareketlerinden kaçının.

 

     İşitme engelli çocuk da normal işiten çocuk gibi bir çocuktur ve diğer çocukların arasına, oyunlarına katılmak ister. Bu yüzden diğer çocuklara işitme özrünü anlatmalı ve bu çocuğa karşı nasıl davranmaları gerektiğini söylemelisiniz.

    

  Tüm öğrencilerinizden işitme engelli çocukla konuşurken açık ve anlaşılır bir şekilde ve yüz yüze konuşmalarını isteyin.

     

 Doğal ve açık ifadelerle konuşun, ses tonunuzu fazla yükseltmeyin.

  

    Fazla gürültülü ortamların çocuğu rahatsız edeceğini ve konuşmalarını ayırt etmede zorluk çekeceğini unutmayın.

 

     İşitme engelli çocuklara, sizi ve arkadaşlarını daha iyi görebilecek ve işitebilmek amacı ile oturdukları yeri değiştirebilme olanağı sağlayın.

     

 Çocukla iletişim kurarken ona, dinlemesi ve düşünmesi için zaman tanıyın. Çocuğun ne söylediğinizi anlamadığını araştırın, çocuğa bazı şeyler sorun ve size, doğru cevap verip vermediğine bakın.

    

  Çocuğun işitme kaybı ile lisan gelişimi hakkında yeterli bilgiye sahip olun.

   

   Konuşurken bizi dinleyen kişiye, söylediğimiz şeyi daha iyi ifade edebilmek için vücudumuzun bazı bölgelerini kullanınız. Üzüntü, korku, şaşkınlık, sevinç ve diğer pek çok duygunuzu yüzünüzle gösterebilirsiniz. Konuşurken elerinizi de kullanabilirsiniz (Örnek: Cisimlerin boyutların gösterebilmek için ). Diğer çocuklara da işitme engelli çocukla iletişim kurması için bunları öğretebilirsiniz. ANCAK BU HİÇBİR ZAMAN İŞARETLE KONUŞMA ANLAMINDA OLMAMALIDIR. İşaret lisanın, çocuğun konuşma gelişimini olumsuz yönde etkileyen faktörlerden biri olduğunu unutmamalısınız.

  

    İşitme engelli çocukların kendilerini anlatma zorlukları olduğundan, sınıfta onlara daha fazla zaman ayrın ve kendisini ifade edebileceği farklı yolları anlamaya çalışın.

   

   Çocuğun hareketleri istenmeyen şekilde olursa “hayır” diyerek onu ikaz edin. Eğer çocuk sözel cezadan anlamıyorsa, yüz ifadenizi değiştirerek istenmeyen bir hareket yaptığının farkında olmasına yardımcı olun.

   

   Sakin, sevecen ve tutarlı olmaya çalışın.

     

 İşitme engelli çocukların yaşıtları ile sosyal iletişim kurmalarında serbest oyun saatlerini değerlendirin.

     

Davranışsal iletişiminden (yani, dokunma gibi durumlar) kaçının. İŞİTME ENGELLİ ÇOCUĞUN İŞİTME KALINTISINI KULLANABİLMESİ İÇİN SÖZEL İLETİŞİM KURUN.

 

    Kitle iletişim araçlarını araçlarını kullanacak dersler hazırlayın. Özellikle işitme engelli çocuğun eğitiminde yetersiz kalabileceklerini, yalnız başlarına sorunlarla baş edemeyeceklerini ve çocuğa istedikleri düzeyde destek olamayacaklarını düşünürler. Bu düşünce öğretmenin diğer meslek grupları ile etkileşiminin ve işbirliğinin zorunlu olduğunu ortaya çıkarmaktadır. Bunlar; aile, hekim, odyolog, psikolog, psikolojik danışman, rehberlik uzmanları, özel eğitimciler ve terapistlerdir.

      Özürlü çocukların kapasitelerini en iyi şekilde kullanabilmeleri için çocuğu pek çok yönü ile değerlendirin ve ona en uygun olan eğitim programlarını saptayın.

    

  İşitme engelli çocukların kullandıkları işitme cihazlarının ÖNEMİNİ, BAKIMINI, KAPASİTESİNİ ve NASIL KULLANILMASI GEREKTİĞİNİ ÖĞRENİN.

     

 İşitme engelli çocuğun müzik yeteneğini geliştirmeyi ve program dışı grup faaliyetlere katılmaya teşvik edin.

  

    İşitme engelli çocuğu, işiten çocuklarla ya da işitme engelli yada her iki gurupla mutlaka kaynaştırın.

     

 Mümkünse öğretmenin sürekliliğini sağlayın ve değişimi engelleyin.

    

  İşitme engelli çocuğun da normal çocuklar gibi aynı gereksinimlere, arzulara sahip olacağını unutmayın.


KURUMSAL
Merkezimiz Kayseri ilinde 2004 yılından bu yana . Engellilere yönelik Eğitim ve Rehabilitasyon hizmeti veren Özel...
SOSYAL MEDYA
İLETİŞİM
bilgi@melikgaziozelegitim.com
0352 22 44 333
Konaklar Mah. 442. Sokak No:12 Melikgazi / KAYSERİ
© Copyright 2017 - Tüm Hakları Saklıdır.
Sign By